Dijital Adam girişiminin kurucusu Oğuz Uslu’ya röportajı için teşekkür ederiz
Diğer mesleklerle ilgili röportajları okumak için tıkla

Lütfen Okumak İstediğiniz Soruyu Seçiniz

Soru 1. Merhaba Oğuz Bey öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Sizi kısaca tanımak isteriz bize kısaca kendinizden bahseder misiniz ve Dijital Adam girişiminizin ilk olarak ne zaman başladığından?
Kendimden bahsetmeden önce girişimci ve girişimcilikten bahsetmek daha doğru olacaktır diye düşünüyorum.
İnternette “Girişimci Nedir” nedir diye arattığınızda kar amacı güderek sermaye ile bir işe giren ve riski üzerine
alan kişi olarak tanımlansa da bence doğru bir tanıtım olmadığını düşünüyorum.

Girişimci kendim ile özleştirirsem yeni bir ve bu fikrin marka yansıması ile heyecanlanan, ilk etapta kesinlikle
kar amacı gütmeyen sadece fikri hayata geçirmek için risk alan kişidir, demek Oğuz Uslu’nun girişimcilik profiline daha çok uyuyor. 2008 yılında Microsoft’un Windows7 lansmanı için Deney7 isimli yarışmaya katılmıştım, sanırım bu girişimcilik serüvenim o zamanlarda başladı. Etrafımdan bir sürü projesi ve bunu hayata geçirmek isteyen kişi ile tanıştım. Aynı tarihlerde ise zaten yazılım ile ilgileniyor ve projede freelancer olarak ufak işler alıyorduk.

Dijitaladam ismi o yıllarda resmi olmasa da marka olarak benimleydi. Ortağım ve beni Dijitaladamlar olarak çağırdıkları bir lokal bilinirlik yakalamıştık. 2006 yılında Dijitaladam ismi ile ailemin evinin balkondan kapatma bir odasında ortağım ile ilk işimizden ayırdığımız 500 TL sermaye ile resmiyete kavuşturduğumuz bir isimden ibaret olarak başladığı yolculukta şimdi 3 ortaklı, 4 personelli, yıllık stajer başvuruları aldığımız, belediyelere, büyük şirketlere hizmet sağlayan bir şirket haline dönüştü. Bu da 10 yıllık gece gündüz çalışma, parasızlığa tahammül ve tekrar büyük bir sabır ve motivasyon ile mümkün oldu.

Soru 2. Girişimciliğin Dünyadaki ve Türkiye’deki gelişimini ve sektördeki önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de sigortalı bir işe girmenin önemini hepimiz biliyoruz. Girişimcilik aslında bu tabuyu yıktığı için burada işler biraz yavaş ilerliyor. Kimse kariyerinde ilerlediği bir şirketi, her ay düzenli maaşı bırakıp, kendi hayallerinin peşinden gitmek için yeterli cesareti bulamıyor. Haksızlar mı? Hiçte değil. Eğer bir girişimci olmak istiyorsanız, parasızlığa, aşırı stresli çalışma koşullarına ve en önemlisi kapıların yüzünüze bazen gülerek, bazen de sinirle kapatılmasına karşı hazırlıklı olmanız gerekiyor. Tabi bu her zaman böyle olmak zorunda değil. Bazı girişimler ise nokta atışı tek seferde istediğini alır ve her şey yolunda gider.Kimse size bunu garanti edemez. Yani Girişimcilikte birçok faktör ve değişken mevcut. Doğru iş modeli, doğru zaman, doğru kişiler her şeyin doğru olduğu noktada dahi ek olarak şans faktörü tüm doğruları götürebilir. Türkiye girişimcilikte, proje üretmede çok yeni, emekliyor diyebiliriz. Fakat güzel projelerin temelleri atıldığını görmemek mümkün değil.

Bir facebook, twitter her an yerli bir projeden çıkabilir. Bu yüzden şuanda bir şeyler geliştiren kazanır diye düşünüyorum.

Soru 3.Sektördeki gelişmeleri düşündüğümüzde girişimcilere ne düzeyde ihtiyaç duyulacağını düşünmektesiniz?
Girişimci ülke ekonomisi açısında 2 noktada yarar sağlayabilir.
Girişimcinin girişimi başarılı olur, ülkeye vergi öder, istihdam sağlar, ihraç eder ve ülke kazanır. Ya da girişimci batar ve ekonomiye sermaye kaybı kadar katkı sağlar. İkinci madde de tabi belirli zararlardan bahsetmek mümkün. Fakat şu gerçek var ki birileri batar, pastada ki pay miktarı büyür. Yeni girişimlerin doğmasına neden olur bu yok oluşlar.
Soru 4. Sizce girişimci olabilmek için gereken yetenekler nelerdir?
Girişimcilik kitaplardan, internetten veya bu röportajdan öğrenilecek bir şey değildir. Oğuz USLU olarak bende bu maddeleri yazacak kişi değilim. Fakat benim yeteneklerimin bu girişimde ki rolü üzerine bir cümle yazmam gerekirse;
Girişimi ile ilgili kafamda tekrar tekrar senaryolar çizer, mümkün olan tüm vakitlerde bu girişimin alternatif senaryolarını düşünür, bu senaryolara göre
yola çıkar ve karşılaştığım olaylarda zaten önceden çizdiğim yollardan giderim.
Yani öngörü yeteneği mutlaka bir girişimcide olmalıdır diye düşünürüm, en azından bende böyle.
Soru 5.Girişimci olarak karşılaştığınız zorluklar nelerdir?
Bir girişimcinin en zorlandığı bölüm, her şeye rağmen ilerleyebilecek enerjiyi, heyecanı ve güveni kendisinde bulmasıdır. Bu saydıklarımın bir tanesi eksikse, karşılaşılan ilk zorlukta bu yolculuktan geri dönülme olasılığı çok yüksek. Bu sebeple, önünüze çıkacak zorlukları tek tek yazmak anlamsız her türlü zorluk karşısında yanınıza alacağız saydığımı bu 3 madde sağlam olmalıdır.
Soru 6. Girişimciliğe yeni başlayan bir bireyin ilerleyebilmek için izleyeceği yol ne olmalıdır?
Eğer tek başınıza bu fikri gerçekleştirecek tecrübe, finans ve bağlantılarınız yoksa mutlaka bir iş ortağı bulun
bu bir kişide olabilir fakat tercihen girişiminize uyan bir şirket ile ortaklık yapın. Böylece o şirketin tüm iş ortakları ve müşterilerine erişiminiz, anlaştığınız ölçüde finansınız ve girişiminizi
anlatırken daha ilk etapta şirketinizin markası nedeni ile bilinirliğiniz ve güven sahibi olmuş olursunuz.
Soru 7. Girişimcilerin yaptığı işe göre kazandıkları ücretin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?
Dijital dünyada ki girişimler de orta halli bir girişim hiç görmedim diyebilirim. Ya para kazanıyorsunuzdur ya da kazanmıyorsunuz. Dijital girişiminiz tutarsa milyon dolarlık bir şirket sahibisiniz, eğer tutmazsa kendi maaşınızı bile ödeyemezsiniz. İstatistiksel olarak bir araştırma yapmadım ama yakın çevrem gözlemlerim bu şekilde. Bir seviye koyamam şu kadar para girişimci için yeterlidir diye, çünkü bir üst limit yoktur para kazanmada. Ama minimum olarak bağlı bulunduğunuz yaşadığınız şehrin standartlarının biraz üzerinde kazanıyorsanız doğru yoldasınız demektir.
Soru 8. Girişimci olmak isteyen öğrencilere nasıl bir tavsiyede bulunursunuz?
Ben üniversite’nin ilk yıllarından itibaren freelancer olarak bu sektörde çalışmaya başladım.
Yaptığım şeyin girişimcilik olduğunu dahi bilmeden, bildiğim işi yapıyordum sadece. Ama şu bir gerçek ki, üniversitedeyken bir girişim üzerinde çalışıp başarılı olma ihtimaliniz 30 yaşına gelmiş birinden çok daha fazla. Aldığınız riskler minimum, daha genç ve dinamik olarak koşturma enerjiniz daha yüksek. Tabi ki rakiplerinizden avantajınızda daha fazla. Bence üniversite yılları bir iş kurmak, bir proje yaratma ve başarıya ulaştırma için en ideal yılar.
Soru 9. Bu röportaj kısaca girişimcilik nedir sorusuna cevap bulabilmek için hazırlanmıştır, yararlı olabileceğini düşünüyor musunuz?
Girişimcilik nedir diye standart bir cümle kalıbının yazılabileceğine çok inanmadığım için, nedir sorusuna
cevap olamaz ama belki bu yazıları okuduktan sonra birileri için cesaret kaynağı olabilir diye düşünüyorum.
Bu yönden bu yapılan işi tebrik ediyor ve devam etmesini umuyorum.